Ara
SERGİLER
AMİDA'DAN GİRİP CARAMİT'TEN ÇIKAN HARİTALAR
1600 yılında Felemenk haritacı Jodocus Hondius’un yaptığı Osmanlı İmparatorluğu haritası.

Diyarbakır tarihini haritalar üzerinden takip etmek istediğinizde Orta Çağ’dan başlamak gerekiyor. Yıllar içinde coğrafyacılar, gezginler, askerler ya da siyasi aktörler farklı saiklerle bölgenin çeşitli biçimlerde haritalandırılmasına vesile olmuşlar.

Orta Çağ’da harita için “cuğrâfiyâ”, “ca’râfiyâ”, “sûretü’l-arz”, “resmü’l-arz”, “sıfâtü’d-dünyâ” ve “eşkâlü’l-arz” gibi Arapça kökenli tabirler kullanılıyordu. İslam coğrafyacılarının benimsediği haritacılık geleneğinin ardında ise etkisini birkaç asır devam ettirecek olan Batlamyus (ö. 168) vardı. Batlamyus, coğrafyayı “bilinen yeryüzü şekil ve hadiselerinin bir resim halinde tasviri” şeklinde tanımlamıştı.

Çoğu renkli olan bu haritalarda şehir, farklı devirlerde Amida, Amid, Amed, Kara Amid, Diyarbekir ve nihayet Cumhuriyet’in ilk yıllarında Diyarbakır olarak geçiyor. Gerçekte böyle bir ismi bulunmamasına rağmen, Latince kökenli dillerle hazırlanmış kimi haritalarda Kara Amid’in, Caramit’e ya da Caraemit’e dönüşmüş olması ayrıca ilginç. Haritalardaki bu gezinti şehrin idari alan olarak yaşadığı değişimleri de ortaya koyuyor.

10. yüzyılda yaşayan İstahrî’nin haritaları, o dönem İslam dünyasının iktisadi ve coğrafi yapısı hakkında verdiği bilgiler nedeniyle çok kıymetli sayılıyor.

Orta Çağ İslam coğrafya bilgini İstahrî’nin (ö. 957) “Mesâlikü’l-memâlik” (“Ülkelerin Yolları”) isimli eserinde 20 bölgesel ve bir de dünyanın yuvarlak olarak gösterildiği bir harita bulunuyor. Eserin El-Cezire, yani Mezopotamya bölümünde Diyarbakır şehri de Amid olarak görünüyor. Nehirler, dağlar ve yerleşim yerleri işaretlenmiş.

İstahrî’nin çağdaşı ve “Sûretü’l-arz” (“Yeryüzünün Şekli”) isimli eserin yazarı İbn Havkal (ö. 977), aralarında deniz haritaları, bir de dünya haritası olmak üzere 22 adet haritaya imza attı. El-Cezire, yani Mezopotamya’da karşımıza Amid de çıkıyor.

İslam coğrafyacılığının en parlak isimlerinden olan İbn Havkal, iyi bir gözlemci olarak eserlerinde çok fazla ayrıntıya yer vermesiyle biliniyordu.
Şerîf el-İdrîsî, Sicilya kralı II. Rugerro himayesinde çalışmasıyla özgün bir Müslüman coğrafyacı. “Ufuklara Açılmaya Hasret Duyanın Hoş Gezisi” adlı kitabı bu yüzden "Kral Rugerro’nun Kitabı" olarak da biliniyor.

Müslüman coğrafyacı Şerîf el-İdrîsî (ö. 1165) asıl şöhretini Sicilya kralı II. Rugerro himayesinde yazdığı ve 1154’te tamamlanan “Nüzhetü’l-müştâk fi İhtirâki’l-âfâk” (“Ufuklara Açılmaya Hasret Duyanın Hoş Gezisi”) isimli coğrafya kitabına borçlu. Aynı zamanda “el-Kitâbü’r-Rucârî” (“Kral Rugerro’nun Kitabı”) adıyla da bilinen eser iklimlere göre düzenlenmiş. Kitapta El-Cezire (Mezopotamya) bölümünde Dicle Nehri kıyısındaki Amid’i de resmetmiş.

Felemenk haritacı Jodocus Hondius, meşhur haritacı Gerardus Mercator’un işini izleyerek 1600’de Osmanlı İmparatorluğu’nun haritasını çizmişti.

1600’lü yılların başında Osmanlı İmparatorluğu’nu gösteren bu haritanın Felemenk haritacı Jodocus Hondius’un (ö. 1612), meşhur haritacı Gerardus Mercator’un işini takip ederek ürettiği “Atlas sive Cosmographicae Meditationes de Fabrica Mundi et Fabricati Figura” (“Atlas ya da Kâinatın Yaratılışı ve Yaratıldığı Gibi Kâinat Üzerine Tefekkürler”) isimli atlasın bir parçası olduğu düşünülüyor. Köşede resmedilen de muhtemelen Fatih Sultan Mehmed. Bu haritaya Diyarbakır, o zamanki Kara Amid isminin Caramit şeklinde işlenmesiyle dâhil olmuş.

Nicolas Sanson’un Diyarbakır’ı “Caraemit” olarak kaydettiği haritanın tarihi 1650.

Fransız haritacı Nicolas Sanson (ö. 1667) tarafından ilk kez 1650’li yıllarda hazırlanan haritanın 1679 baskısında şehirler ve kasabalarla birlikte ırmaklar, çöller ve dağlar gibi yer şekilleri de gösterilmiş. Devlet sınırlarını ayırmak için renkli çizgiler kullanılmış. Yer isimleri Fransızca işlenirken Kara Amid bu kez de Caraemit olmuş.

Guillaume Sanson ile Giacomo Cantelli’nin ortak çalışması olan harita 1679’da basılmıştı.

Fransız haritacı Guillaume Sanson (ö. 1703) ile İtalyan haritacı Giacomo Cantelli’nin (ö. 1695) hazırladığı bu harita, 1679 yılında Giovanni Giacomo Rossi tarafından Roma’da basılmış. Burada da Diyarbekir Beylerbeyliği’nin merkezi Karamit yani Kara Amit olarak gösteriliyor.

Fransız şarkiyatçı François Pétis de La Croix, 1710’da “Carte des expédition de Tamerlan dans l’Irac Agemi, l’Irac Arabi, le Courdistan, l’Anatolie” (“Timurlenk’in Irak-ı Acem, Irak-ı Arab, Kürdistan, Anadolu Seferinin Haritası”) adlı bu haritayı hazırladı.

Fransız şarkiyatçı François Pétis de la Croix (ö. 1713) 1669 tarihli bir belgeyle İstanbul ve İzmir’e Doğu dilleri öğrenmek için gelmişti. 1710’da babasının “Histoire du grand Genghizcan, premier empereur des anciens mogols et tartares” (“İlk Kadim Moğol ve Tatar İmparatoru Büyük Cengizhan’ın Tarihi”) adlı eserini ilâvelerle yayımladı. Bu eser için hazırlanan haritada Timur tarafından istila edilen yerler arasında gösterilen Diyarbakır, Amed adıyla kaydedilmiş.

“Irak-ı Arab, Kürdistan, Diyarbekir, Türkmenya, Suriye ve Kutsal Topraklar’ın Yeni Haritası” isimli bu haritayı, Isaak Tirion 1733’te yayınladı.

Hollandalı haritacı Isaak Tirion (ö. 1763) çok sayıda atlas ve şehir planı hazırladı ve yayınladı. Bunlardan biri olan, 1773 tarihli “Nieuwe Kaart van Irak Arabi, Kurdistan, Diarbek, Turkomannia, Syrie en het Heilige Land” (“Irak-ı Arab, Kürdistan, Diyarbekir, Türkmenya, Suriye ve Kutsal Topraklar’ın Yeni Haritası”) adlı haritada, beylerbeyliği merkezi olan şehri Diarbek adıyla göstermiş.

1697’de doğan Fransız coğrafyacı ve haritacı Jean-Baptiste Bourguignon d’Anville, 1779’da Fırat ve Dicle nehirlerini esas alarak bir harita hazırladı.

Fransız coğrafyacı ve haritacı Jean-Baptiste Bourguignon d’Anville (ö. 1782) Çin, Afrika ve Asya’ya ilişkin ayrıntılı atlaslar ve haritalar hazırladı. 1779’da yayınlandığı düşünülen, adını gösterdiği Fırat ve Dicle nehirlerinden alan “L’Euphrate et le Tigre” isimli haritada ise Diar-bekir, Kara Amid ve Amida isimlerinin üçü de karşımıza çıkıyor.

Alman haritacı Adolf Stieler, Osmanlı İmparatorluğu’nun Asya kıtasındaki varlığını gösterdiği bu haritaya 1846’da Gotha’da yayınlanan bir atlasta yer verdi.

Alman haritacı Adolf Stieler (ö. 1836) tarafından “Hand-Atlas über alle Theile der Erde und über das Weltgebäude” (“Bütün Yeryüzü ve Evren Üzerine El Atlası”) adıyla, 1846 yılında Gotha’da yayınlanan atlasta “Das Osmaniche Reich in Asien” (“Asya’daki Osmanlı İmparatorluğu”) isimli bir harita mevcut. Şehir burada Diarbekr adıyla kaydedilmiş.

İngiltere’nin Diyarbekir konsolosu John George Taylor 1865 yılında Dicle Nehri’nin doğu ve batı kolları boyunca gezerek tanık olduğu tarihî eserlerle ilgili notlar tutmuş. Tüm bunların yer aldığı makalesinde “Diarbekr” şehri de ayrıntılı bir haritayla sunulmuş.

1865 tarihli bu harita, konsolos John George Taylor’ın kişisel gezi notlarına dayanarak oluşmuş.
Henry Binder’in çizdiği Kürt, Gürcü, Ermeni illerini ve çevresini gösteren harita 1887 tarihli.

Henry Binder’in çizdiği Kürt, Gürcü, Ermeni illerini ve çevresini gösteren, “Carte du Kurdistan, Géorgie, Arménie, Mésopotamie et Perse Occidentale / Frontières Turco-persanes” (“Kürdistan, Gürcistan, Ermenistan, Mezopotamya ve Batı İran Haritası / Türk-İran sınırı”) isimli harita 1887’de basılmış. Şehir burada da Diarbekir adıyla kaydedilmiş.

Düyûn-ı Umumiye adına Osmanlı kentlerini dolaşan ve envanter çıkaran Vital Cuinet’in kayıtları 1891 tarihli bu haritaya vesile oldu.

Fransız araştırmacı ve gezgin Vital Cuinet’in vazifesi (ö. 1896), Düyûn-ı Umumiye adına Osmanlı kentlerini dolaşmak ve her birinin ekonomik, sosyal ve kültürel envanterini çıkarmaktı. Vital Cuinet’in 1891 tarihli bu çalışması bir yıl sonra Paris’te “La Turquie d’Asie: Géographie Administrative” (“Asya Türkiyesi: İdari Coğrafya”) adıyla kitap olarak da yayınlandı. Cuinet, envanterinde Diyarbakır’a ayırdığı bölüm için ayrıntılı ve müstakil bir harita da hazırlamış.

1904 tarihli bu harita, günlük hayatı belgeleyen Frère Raphaël de Ninive imzalı teferruatlı bir albümün içinde yer alıyor.

Frère Raphaël de Ninive tarafından hazırlanan ve 1904’te Paris’te yayınlanan “Album de la Mission de Mésopotamie et d’Arménie confiée aux Frères-Mineurs Capucins de la Province de Lyon” (“Lyon Vilayeti Kapusenlerine Emanet Edilmiş Mezopotamya ve Ermenistan Misyonu Albümü”) isimli albüm, günlük hayatı belgeleyen çok sayıda nadide fotoğraf içeriyor. Albümde “Carte géographique de la mission apostolique des capucins en Mésopotamie et en Arménie” (“Mezopotamya ve Ermenistan’da Kapusen Papalık Temsilciliği Coğrafi Haritası”) başlıklı bir haritada Diyarbakır ve civarındaki Hıristiyan yerleşim yerleri de gösterilmiş.

Babıali’nin ilk yayıncılarından Tüccarzâde İbrahim Hilmi (Çığıraçan) 1907 yılında Osmanlı Devleti’nin bütün eyaletlerinde siyasi ve idari dağılımı gösteren bir atlas yayınladı. “Memâlik-i Osmâniyye Cep Atlası” (“Osmanlı Memleketleri Cep Atlası”) isimli bu eserde her vilayetin olduğu gibi, Diyarbekir’in de müstakil bir haritası mevcut.

Bu Osmanlıca harita, Tüccarzâde İbrahim Hilmi’nin 1907 tarihli “Memâlik-i Osmâniyye Cep Atlası”ndan.
1916 tarihli bu harita, İtilaf Devletleri’nin Anadolu ve Mezopotamya’daki cephelerini belirlemek amacıyla hazırlanmış.

I. Dünya Savaşı sürerken İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’ne karşı hangi cephelerde savaşacaklarını belirlemek için haritalar hazırlamıştı. Burada Diyarbakır Fransızların etkinlik alanı içinde gösterilmiş.

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti de Erkân-ı Harbiye-i Umumiye (Osmanlı Genelkurmayı) bünyesinde savaş cephelerindeki vilayetlerin ayrıntılı haritalarını hazırlatmış, 1917 yılında da bastırmıştı. Bunlardan Diyarbekir’e ayrılan haritada topoğrafya dışında, köy yollarını dahi içeren detaylara yer verilmiş.

I. Dünya Savaşı sürerken Erkân-ı Harbiye-i Umumiye cephelerin ayrıntılı bir haritasını hazırlamıştı.
1919 tarihli bu harita, Mark Sykes’ın Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki Kürt aşiretlerine dair araştırmasına dayanıyor

1908 yılında Mark Sykes tarafından Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki Kürt aşiretlerine ilişkin bir araştırma yapılmıştı. Buradan elde edilen bilgiler 1919’da bir haritanın hazırlanmasına vesile oldu. Diyarbekir bölgesindeki Kürt aşiretlerinin yayılım sahası detaylı olarak görülebiliyordu.

1920 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun savaş sonrası son sınırlarını gösteren harita.

I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin yeni sınırları belirlenirken, ilgili komisyon 1920 yılında son durumu içeren haritalar yayınladı. Bunlardan biriyle de Türkiye’nin güneydoğu sınırı çizilmiş oluyordu.

1922 tarihli askerî bir harita.

İl sınırları dışında da ayrıntı içeren askerî haritalardan biri de 1922 yılında hazırlandı. Burada Diyarbakır yer şekilleri dışında, karayolları ağıyla da gösterilmiş.

Solda: Harita Genel Direktörlüğü’nün 1940 tarihli bölge haritası. Sağda: 1946 yılında Harita Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan harita.

Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra şehrin değiştirilen adı yeni haritalara yansıdı. Ankara merkezli Harita Genel Direktörlüğü tarafından 1940 senesinde, Harita Genel Müdürlüğü tarafından da 1946’da iki ayrı Diyarbakır haritası hazırlandı.